![]() |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
![]() Ay'ın Kokeni Ile Ilgili Varsayimlar AY, DAHA OLUSUMUNUN BASLANGICINDA DUNYA'DAN KOPMUS BIR PARCA MIDIR? GEZEGENIMIZIN CEKIM ALANINA YAKALANMIS BIR GOK CISMI MIDIR? YOKSA, DUNYA'NIN CEVRESINDE, YORUNGEDE DOLANAN BIRTAKIM PARCACIKLARIN GIDEREK YIGILMASIYLA MI OLUSMUSTUR? >>>Ay'in kokenini aciklamak icin, uc varsayim uzerinde durulmustur: parcalanma, yakalanma, ve yigisma.. Parcalanma varsayimina gore, Yer'in olusumunun baslangicinda cok hizli donmesi yuzunden, Yer'den kopmus bir parca Ay'i olusturmustur.Bu varsayim, Yer ile Ay arasindaki kimyasal bilesim farkiyla celisen bir dusunce seklidir; nitekim Yer, demir ve ucucu elementler bakimindan Ay'dan cok daha zengin bir yapiya sahiptir.Ayrica, baslangictaki hizli donus, kinetik momentin korunumu ilkesine de ters duser. Yakalanma varsayimina gore Ay Yer'in cekim alaninca tutulan bir gok cismidir.Bu varsayim, Yer ile Ay arasindaki kimyasal bilesim farkini aciklamaya elverir, ne var ki boyle bir olayin meydana gelme olasiligi gercekten cok azdir; ayrica bu olasilik dinamik uyumdan da yoksundur.Gercekte, bu yakalanmanin gerceklesmesi icin Ay'in baslangicta eliptik olan yorungesinin, cembersel konuma girmesi, Ay'in frenlemesi gerekir.Boyle bir olayin gerektirecegi son derece buyuk enerji miktarini bugune kadar bilinen hicbir mekanizma saglayamaz. Yigisma varsayimina gore ise Ay, Yer cevresinde dolanan parcaciklarin giderek toplasmasi sonucunda olusmustur.Bu varsayim, Ay'in olusum sonrasi gelgit etkileriyle ortaya cikan dinamik evrimini aciklayabilir.Ama Yer ile Ay arasindaki kimyasal bilesim farklarina yeterince aciklik getiremez. Gunumuzde bilim adamlarinin ellerinde bulunan verilerin isiginda one surulen varsayimlarin hicbiri Ay'in kokenine iliskin tutarli bir aciklama getiremez.Bununla birlikte en gercekci varsayim, Yer cevresindeki yorungede yigisma varsayiminin bir degiskesi olabilecegidir.Ama bu durumda da bu iki gok cisminin yapisi arasindaki kimyasal farkliliklari aciklamak Ay'i olusturmak uzere yigisan parcaciklarin kokenini bulmak gerekir. Ne var ki bu zorunluluk bugunku imkanlar ve eldeki verilerle basit bir inceleme konusu olmaktan uzaktir.Gunumuzde Ay'in tarihi iyi bilinse de, kokeni hala buyuk bir sirdir. Ay'in Uzerindeki Denizler Kitalar ve Kraterler AY'IN YUZEYİNDE, AYDINLIK, COK KRATERLI <<KITALAR>> VE KARANLIK AZ KRATERLI VE DAHA GENC <<DENIZLER>> YER ALIR. Ay ciplak gozle gozlemlendiginde, yuzeyinde, buyuk karanlik lekeler ve bunlari cevreleyen, daha aydinlik kesimler gorulur.Bir teleskop kullanilirsa bu lekelerin, meteorit carpmasi sonucu olusan kraterlerden nispeten yoksun duz alanlar oldugu farkedilir.Bu yoreler, <<DENIZLER>>dir.Aydinlik bolgeler ise, cok daglik ve hemen hemen tamamen kraterlerle kaplidir.Bu yorelere <<KITALAR>> adi verilir. Kitalar, Ay yuzeyinin toplam %70'ni kaplar.Bu kitalarin belirgin ozelligi, kraterlerin ve carpma havzalarinin bollugundan ve bunlarin puskurtulerinden ileri gelen cok karmasik engebe yapisidir.Bu kraterler, Ay yuzeyinin en onemli morfolojik izlerinden biridir.Bazi havzalar, 1000 km capinda sasirtici boyutlarda olusumlar sunar.Kitalar temel olarak, anortozit adi verilen hafif kayaclardan ve cok daha az miktarda rastlanan KREP (potasyum [K], nadir topraklar [Rare Earth Elements] ve fosfor [P] ) nuritlerinden olusmustur; kitalara acik rengini veren, bu kayaclardir. Kitalardan alinan numunelerin yasi kayaclarin radyoaktifligine dayanan yontemler sayesinde belirlendi.Bu incelemeler sonucunda 4,6 ile 4,4 milyar yil arasinda degisen bir yas dizisi elde edildi; oysa, kitalar uzerinde kraterlerin olusumu, ancak bundan 3,8 milyar yil oncesine uzanir; 3,8 milyar yildan daha genc kita yoktur. Denizler Ay'in yuzeyinin %30'nu olusturur ve tumu Ay'in Yer'e bakan yuzunde yer alir.Bu olusumlar hemen hemen cembersel, buyuk karanlik lekeler biciminde gorulur.Morfolojik olarak duzlukler meydana getirir ve yuzeylerinde az sayida carpma krateri vardir.Topografik acidan bakilirsa, denizlerin alcak bolgelerde yer aldigi gorulur.Bazen cok sayida krater ve havzayi kapladigi, adalar olusturdugu izlenimi verir.Bu nitelikler ve volkanik kokenli cok sayida yapinin varligi, bunlarin sivi halde olustugu ve alcak kesimleri bastigi kanisini uyandirir.Numunelerin analizi bu varsayimi dogrulamaktadir.Asil olarak, denizler bazalt adi verilen lav kokenli kayaclardan olusmustur.Ote yandan, bu kayaclar uzerinde gerceklestirilen yas belirleme olculeri, en yasli denizlerin 3,7 milyar yillik ve en genclerinin 3,0 milyar yillik oldugunu gostermistir.Bu yas belirleme olculerinden, onemli bir olgu ortaya cikmaktadir.Asil olarak krater bakimindan zengin olan kitalar, cok az krater tasiyan denizlerden oldukca eskidir.Gercekten de, bir yuzeyin yasiyla tasidigi krater miktari veya yogunlugu arasinda bir iliski vardir.Bir yuzeyin krater yogunlugu ne kadar yuksekse, yasi da o kadar fazladir.Dunya'ya getirilen kayac ornekleri sayesinde Ay icin kesin olarak belirlenen bu baglanti, Gunes Sisteminde yer alan Mars, Merkur ve Venus veya Dev gezegenler Jupiter ve Saturn'un buzdan uydulari gibi diger kati cisimlerin yuzeylerinin goreli yaslarini bulmak konusunda referans gorevi yapar.
AY'in Ici Ay, bir kabuk (50 km), bir manto ve kucuk bir cekirdek (<300 km) tasir.Ay sarsintilarinin olusturdugu sismik dalgalarla soguk ve sert yuzey bolgesi (litosfer [taskure]) ile sicak ve esnek bir ic bolge (astenosfer) arasindaki sinir belirlendi. Rakamlarla Ay:
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| © JéRéCé UnLimiTéD® 2002 |